Tedaviler

Bel Fıtığı Kimlerde Görülür?

Kimler Risk Altında? 
Toplumun yüzde 80’inden fazlası en az hayatında bir kere bel ağrısı çekmektedir. Bu sebeple doktora başvuranların sayısı oldukça fazladır. Sıklıkla orta yaşlarda görülür fakat her yaşta ortaya çıkabilir. Oturarak çalışan ve de bunu yanlış bir sandalye üzerinde yapan kişilerde bel fıtığı görülme ihtimali yüksektir. Ağır yük kaldırmak zorunda olanlar, spor yaparken dikkatsiz davrananlar, egzersize ısınmadan başlayanlar, duruş ve oturma bozukluğu olanlar risk altındadır. Hemen hemen her hastalıkta risk faktörü sayılan sigara ve alkol kullanımı da bel fıtığını tetikleyebilir. Stresli ve huzursuz bir yaşamı olanların da bel fıtığına yakalanması muhtemeldir. Bu risklere ne kadar çok maruz kalıyorsanız bel fıtığı olma ihtimaliniz de o kadar fazladır. Bu faktörlerin yanında kalıtsal (aileden gelen) faktörleri de unutmamak gerekir. Ailesinde bel fıtığı olanlar risk altındadır.

Bel Fıtığının Nedenleri 
Bel fıtığının oluşmasında yapılan bilinçsiz ve düzensiz hareketler ile ağır yük kaldırmak önemli rol oynamaktadır. Çok hafif bir yük kaldırıldığında bile bel fıtığı ortaya çıkabilir. Örneğin; eğilerek bir şey kaldırdığımızda bu yük sırtımızın her bölgesine eşit olarak dağılmaz. Düzensiz dağılan yük de bel fıtığı oluşumuna neden olur. Bir diğer neden ise bu disklerin beslenmesinin bozulmasıdır. Yaşımız ilerledikçe bu diskleri besleyen damarlar ve diskteki su miktarı azalır. İçindeki su miktarı azalan ve yeterince besin alamayan disk küçülür. Bu yüzden iki omur arasındaki mesafede azalmış olur. Bu olumsuzluklarla beraber beslenmesi azalan dolayısıyla da oksijen miktarı azalan diskte bir de fiziksel hareketlerden kaynaklanan bozulma görülür. Diskteki hücre sayısı da azalır. Bu etkilerden dolayı kişinin yaptığı yanlış bir hareket sonrasında içteki kısım dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.

Bel Fıtığı Kendini Nasıl Belli Eder?
Bel fıtığının en büyük belirtisi belde ve bacakta oluşan ağrıdır. Hasta doktora gittiğinde belimin ağrısı bacağıma vuruyor der. Ama sadece bel veya sadece bacak ağrısı da olmuş olabilir. Bacakta uyuşma, güç kaybı görülebilir. Ayrıca daha önce yaptığı hareketleri yapmada zorlanma, hareket kabiliyetinin kısıtlanması ve yürürken topallamak görülebilir. Bel fıtığının daha ilerlemiş ve şiddetli şekillerinde cinsel bozukluklar, idrarını ve büyük abdestini yaparken zorlanmak ya da idrarını tutamamak görülebilir. Bacaklarda felç oluşabilir ya da bacağın hissetmesi azalabilir.

Teşhis Nasıl Konur?
Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Kanser, romatizma, bel kayması, spor yaparken belini incitmek gibi bir çok sorun bel fıtığı gibi belirtiler verir. Bu yüzden teşhis koyarken dikkatli olmak gerekir. Bel fıtığı teşhisinde MR önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöntemle sorunun nerde ve hangi dokuda olduğu kolaylıkla tespit edilebilir. Ayrıca bilgisayarlı tomografi kemiğin durumunu daha iyi ortaya koyduğu için tercih edilebilir. Bu görüntülerin, yapılan tetkikler ve klinik testler sonucu desteklenmesi gerekir. Çünkü görüntüyü yorumlarken yanlış yapmak tedaviyi de etkiler.

 
Tedavide ilk tercih edilen yöntem cerrahi tedavi (ameliyat) olmamalıdır. Konservatif tedavi denen ilaç kullanımı, sert bir yatakta yatmak, fizik tedavi gibi yöntemler hastalığın düzelmesinde çok etkin rol oynarlar. Fizik tedavide kullanılan ajanlar bu bölgedeki kas spazmını çözerek ağrıların büyük ölçüde azalmasını sağlar. Bunlar bir çok bel fıtığı hastalığının düzelmesine yardımcıdır. Kas gevşetici, ağrı kesici ilaçlar tercih edilir. Gerekirse hastaya egzersiz yapması önerilir. Bunlarla düzelme sağlanmıyorsa en son çare olarak ameliyat yapmak gerekir. Bunun için yapılan görüntüleme metotları ameliyat kararının verilmesinde çok büyük katkı sağlar. Fakat hala ameliyat sonrası oluşacak komplikasyonlar (yan etkiler) tamamen ortadan kalkmamıştır. Şunu unutmamak gerekir ki bel fıtığı tedavi edilebilen bir hastalıktır.

 
Sağlığımızın kıymetini ancak onu kaybettikten sonra anlıyoruz. Fakat önemli olan hastalığa yakalanmadan önce gerekli olan tedbirleri alarak bel fıtığına yakalanma riskini en aza indirmektir. Bunun için hiç bir zaman ağır yük kaldırmamaya özen göstermek gerekir. Vücudun yapısına ters gelen hareketlerden kaçınmalıyız. Beli kullanarak eğilmek yerine çömelip yani dizlerimizi kırıp eğilmek gerekir. Bir yerden bir şey alırken olabildiğince alacağımız cisme yaklaşmak gerekir. Uzanarak bunu denemek yanlıştır. Hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmamız lazım. Bel kaslarını güçlendirici egzersizler (sağlıklı iken yapılan) çok faydalıdır. Fakat bunları yapmak bel fıtığı olmayacağımız anlamına gelmez. Genetik faktörler, kişiye ait durumlar da bu hastalığın oluşmasında rol oynar.

Dr. Erkan Gürgen

1968 İstanbul doğumlu Erkan Gürgen, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1999 yılında yine aynı üniversitenin Nöroşirurji ana bilim dalında ihtisasını tamamlayarak. beyin ve sinir cerrahisi uzmanı oldu.

Mecburi hizmetini Bingöl’de tamamlayan Dr. Erkan Gürgen:

1999~2007 TDV 19 Mayıs Hastanesi, Uzman
2007~2011 Medikalpark Bahçelievler Hastanesi, Başhekim
2011~2013 Özel Silivri Anadolu Hastanesi
2011~2013 Bahçelievler Aile Hastanesi
2013~2014 Bakırköy İncirli Ethica Hastanelerinde çalışmış,

Halen:

Florya Hastanesi
BHT Clinic İstanbul Tema Hastanesi
Silivri Kolan Hastanesi
hastanelerinde omurilik cerrahisi uzmanı olarak görev yapmaktadır.

Çalışmalarına omurilik sağlığı konusunda yoğunlaştıran Dr. Erkan Gürgen, özellikle omurilik cerrahisi alanında:

Bel ve boyun fıtığı mikro-cerrahisi
Omurilik kırıkları ve vertebroplasti ameliyatları
Omurilik daralması
Bel kayması vida ile sabitleme ameliyatları
gerçekleştirmektedir.

Dr. Erkan gürgen’in omurilik cerrahisi alanında yurt içi ve yurt dışı bir çok kurs katılım sertifikası vardır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir