Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?

Bu hastalık, kemik miktarında-yoğunluğunda azalma ve kemik dokusundaki bozulmaya bağlı kemik direncinde azalma ve kırık riskinde artış ile karakterize bir tablodur. Bilek, kalça ve omurga kemikleri, osteoporozla ile ilgili kırıklardan en fazla etkilenen kemiklerdir.

Kimleri Etkiler?
Osteoporozla ilgili birçok risk faktörü vardır. Yaş, genetik ve cinsiyet üç önemli faktördür. Yaş: Yaşlanmaya bağlı olarak, kadın ya da erkekte, 50 yaştan sonraki her yıl kemik yoğunluğunda %0.5’lik kayıp olmaktadır. Genetik: Ailenizde osteoporozlu biri varsa sizde osteoporoz gelişme riski %50-85’tir. Cinsiyet: Kadınlar erkeklere göre daha fazla osteoporoz gelişmesi riskine sahiptir. Kadınlar ayrıca menopozdan sonra fazla miktarda kemik kaybı riskiyle karşı karşıyadırlar. Menopozdan sonraki ilk 5-7 yıl içinde kemik yoğunluğunda %3 kadar kayıp yaşayabilirler. Sigara içme, aşırı alkol ve kafein alımı, az hareketli yaşam, beslenme bozukluğu osteoporoz gelişimini etkileyen diğer risk faktörleridir. İyi dengelenmiş sağlıklı bir diyet önemlidir. Kalsiyum ve kalsiyumun emilimi için gereken D vitamini içeriği yönünden yetersiz diyet ve zayıf beslenme, kişiyi güçlü kemiklerin gelişimi ve korunması için ihtiyaç duyduğu yapı taşlarından mahrum bırakır. Her yaş grubunda fiziksel egzersizlerden yoksunluk düşük kemik yoğunluğuna katkıda bulunacaktır. Ayrıca birçok kronik rahatsızlık (karaciğer hastalıkları, barsak hastalıkları, romatoid artrit gibi bazı romatizmal hastalıklar veya hipertiroidi gibi hormonel hastalıklar) ve ek olarak bazı tedaviler (steroidler, kanser ilaçları, kronik anti asit kullanımı, kan seyreltici ilaçlar gibi) düşük kemik yoğunluğunu başlatabilir. Bu şartlardan birine sahipseniz veya kemiklerinizi etkileyebilecek tedaviye ihtiyaç duyuyorsanız bu kontrol edilebilir risk faktörlerini azaltmak için doktorunuzla görüşünüz.

Nasıl Tanı Koyulur? 
Yalnızca röntgen(direkt grafi) incelemesi, kemiklerin önemli bir miktarı kaybedilinceye kadar (en az %30 kayıp gibi), osteoporozu tespit edebilmek için yeterli hassaslığa sahip değildir. Tanı, dual-energy X-ray absorptiometry (DEXA) taramasıyla şu anda daha rahat ve uygun bir şekilde koyulabiliyor. Bir DEXA taraması 30 dakika alır, ağrısız ve sadece göğüs röntgeninin onda biri radyasyona maruz bırakan bir işlemdir. Sonuçlar genç yetişkinin (30’lu yaşların) ortalama değerleriyle karşılaştırılır. Bu T-skoru olarak adlandırılır ve kırık riskinin tahmin edilmesinde kullanılır. Düşük T-skoru kemiklerin kırılganlığının fazla olduğu anlamına gelir. -1.0 ile -2.5 arası bir T-skoru osteopeni (zayıf kemikler) göstergesi kabul edilir ve -2.5’ten daha düşük bir T-skoru osteoporoz olduğunu gösterir. Birde Z-skoru vardır ki oda kendi yaş grubunuzun ortalama değerlerinden sapmayı gösterir. Osteoporoza bağlı kırık kemiklerin tanısı direkt grafi, manyetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi yardımıyla konur.

Hangi Tedaviler Mevcuttur? 
Aslında birçok hastalıkta geçerli olduğu gibi, osteoporozdan korunma (proflaksi) çok daha önemlidir. Düşük kemik yoğunluğu tedavisi, tüm risk faktörlerine yönelik olmalıdır. Bu tedavi, yeteri kadar kalsiyum ve D vitaminine (beslenme düzeninden ya da ilavelerle birlikte) sahip olunduğunda emin olmayı, ek olarak yürüyüş ve hafif güç antrenmanı gibi tümü güçlü kemiklere sahip olmak için gerekli vücut egzersizleri yapmayı içerir. Ortalama günlük beslenmede günde 600 mg’dan az kalsiyum vücuda alınır. Yaşa ve cinsiyete bağlı olarak günde 1000-1500 mg almanız tavsiye edilmektedir. Günlük önerilen kalsiyum ve D vitamini almak için, peynir, tereyağı, kaymak, kuvvetlendirilmiş, süt, yoğurt ve dondurma gibi günlük besinler tüketilmelidir. Brokoli, karalahana , hardal bitkisi, şalgam bitkisi, çin lahanası gibi yeşil yapraklı bitkilerde iyi birer kalsiyum kaynaklarıdır. D vitamini ise balık, istiridye ve kuvvetlendirilmiş tahıllarda bulunur. Vücut egzersizi önemlidir. Öncelikle amaç, fiziksel etkinliği arttırmaktır. Apartman blokları boyunca yürümek veya yerel alışveriş merkezlerine yapılan uzun yürüyüşler iyi birer başlangıçtır. Elde taşınır ağırlıklarla yapılan egzersizler veya direnme antremanları (ağırlık kaldırma) güç arttırıcı çalışmalardır. Yaygın ev eşyaları (küçük konserve kutuları gibi) el ağırlıkları yerine kullanılabilir. Yüzme bir egzersiz olmamasına rağmen, egzersiz programının bir parçası olarak mükemmel bir seçimdir.

Hangi Hastalara Cerrahi Girişim Yapılır? 
Osteoporoza bağlı omurgada çökme olursa, hastada şiddetli sırt veya bel ağrısı oluşur. Erken başvuran olgulara kifoplasti veya vertebroplasti olarak adlandırılın kapalı yöntem ile çöken omurga içine kemik çimentosu enjeksiyonu yapılır. Bu yöntem ile hastanın ağrıları büyük oranda geçer ve hasta yürüyebilir konuma gelir. Bu yöntemlerin riski nadiren kemik çimentonun istenmeyen bölgelere sızabilmesidir. Aşırı çökmüş veya ciddi açılanmış omurlara çok sayıda vida ve kancalar kullanılarak yapılan ameliyatlar ile yardımcı olunabilir. Çöken omurga ne kadar erken yakalanırsa sonuç o kadar iyidir.ed

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

https://www.erkangurgen.com/wp-content/uploads/2022/12/Erkan-Gurgen-Brand-Logo-Black-640x181.png

Tüm Hakları Saklıdır 2022. Desing By Altechin